Pazar, Eylül 18, 2016

İtalyan Rivierası; Cinque Terre, Portofino


İtalya biz Türklere kendini nasıl sevdiriyor ki bir güneyinden giriyorsunuz, bir kuzeyinden; sonra ‘e bu kadar yeter' dediğinizde de bu kez başka bir yeri ile ilgili olarak kendinizi gezi planı yapıyorken buluyorsunuz. Kanımca, İtalya’yı bu kadar sevmedeki en önemli etkenlerin başında damak tadlarımızın birbirine çok benzemesi geliyor. Bir tatilci yeme içmeden memnun oluyorsa diğer her şeyden de memnun olma eğilimine giriyor.

Uzatmayalım, rotamızı tek cümle ile söyleyip detaylara geçelim: Genova’ya varış, 3 gece Rapallo (SML, Portofino, Camogli için), 5 gece La Spezia (Cinque Terre, Lerici, Porto Venere için) ve Pisa’dan ayrılış.

Love in Portofino - Andrea Bocelli  Portofino'da dinlenir!


Ulaşım

Önce ulaşımla ilgili temel bilgileri vereyim. İtalya seyahatlerinde araba kiralamak eğer 4 kişi vs iseniz ekonomik olabilir ve aklıma gelmeyen bazı avantajlar sunabilir ama biz şu ana kadar hiç tercih etmedik. İtalya’da tren ulaşımı sizi kesinlikle mutlu eder. Bazı yerler var ki aracı yanınızda taşımak size külfet olur. Cinque Terre köyleri, Portofino, Lerici, San Terenzo, Porto Venere hep otoparkın kısıtlı olduğu yerler; buralara araba götürmek yüksek sezonlarda başa bela. Cinque Terre’ye zaten araba ile ulaşım imkanınız yok, bu köyleri ya trenle ya da köyler arası patikadan yürüyerek ziyaret edebilirsiniz.

Vakitten kazanmak istiyorsanız daha az sayıda istasyonda duran hızlı trenleri tercih etmekte fayda var.

Biz konaklama tercihimizi ulaşımımızda treni tercih edecek şekilde planladığımız için La Spezia’dan yana kullandık. Eğer araba kiralamışsanız La Spezia’da kalmanız gerekmiyor, daha güzel konaklama yerleri bulabilirsiniz. 

La Spezia’da tren istasyonuna yakın bir yerde konakladık. Konakladığımız yer otobüs durağına da yakın olunca hem Cinque Terre köylerini trenle çok kolay gezdik hem de Lerici ve Porto Venere gezilerimizi otobüsle çok kolayca yaptık. Bu, şu anlamda bir kolaylık sağlıyor: Gündüz Lerici plajlarına gidip akşama doğru otele döndüğünüzde kolaylıkla Cinque Terre’ye gidebiliyorsunuz.

Yazının ilerleyen kısımlarında da anlatacağım. La Spezia gezmelik görmelik bir yer değil sadece ve sadece gece konaklamalık. Çirkin bir şehir.

Genova

Genova‘dan gezimize başlıyoruz, ama başlamasanız da olur! Gündüz vakti Genova’ya iniyorsanız burada vakit harcamanıza hiç gerek yok, çünkü hayat akşamları başlıyor; gündüz tren istasyonuna varıp direkt Genova’dan ayrılın. Bizim gibi gündüzünüzü cansız bir şehirde harcayıp, şehre akşam can gelirken şehirden ayrılmayın. Şehrin merkezi Ferrrari Meydanı (Piazza de Ferrari) ve çevresidir. Bloglarda belirtilen restoranlara uğradık, aman aman bir şey tadamadık. Genova’ya özgü hamur işi focaccia ve farinataların tadına da baktık ama İtalya zaten tamamen hamur işi olduğu için bunun için Genova’da ekstra zaman kaybetmenize gerek yok.  Dediğim gibi, vaktiniz çok çok bol değilse hava alanından tren istasyonuna, tren istasyonundan da doğruca güzelim İtalyan kasabalarına akın. Genova’da iki büyük tren istasyonu var (Principe ve Brignole). Havaalanından bineceğiniz otobüs sizi ikisine de götürüyor. Gideceğiniz yere kalkan en uygun trenin saatine bakıp ikisinden birini seçebilirsiniz. Hiç uğraşmak istemiyorum derseniz Principe’te inin, oradan daha sık tren bulursunuz.


Genova’dan trenle Rapallo’ya geçtik. Rapallo Santa Margharita Liguire ve Portfofino için biçilmiş kaftan. Burada 3 gece konakladık.  SML ve Portofino’yu duyuyorduk ama biz rotamıza bir de Camogli’yi ilave ettik; iyi ki de etmişiz.

Rapallo

Rapallo şirin, lokal bir sahil kasabasıdır. Turistik bir yönü yoktur ama konumu itibariyle turistin de bolca olduğu bir kasabadır. Güzel bir sahil boyu ve sahil boyunda dizilmiş restoranları vardır. Akşam saat 11’den sonra sessizliğe bürünür.  Kasabanın merkezindeki Ristorante Nettuno ve Ristorante Vesuvio akşam yemeklerini yediğimiz restoranlardı. Yemeklerden memnun kaldık ama harikulade diyemeyiz. Turist yoğun restoranlardı; rezervasyon yaptırmanızda fayda var. Yerel halkın tercih ettiği restoranları bulmak için epey uğraştık ama bulamadık. Bulursanız yorumlarınızda belirtirseniz memnun oluruzJ

Rapallo’da tren istasyonuna 10 dakika yürüme mesafesinde bir otelde konakladık. SML’e ve Portofino’ya tren istasyonundan bindiğimiz otobüslerle gittik, ikisi de aynı hat üzerinde. Portofino son durak.  Birbirine yakın kasabalar.

Rapallo’da denize girme şansınız yok. Plajlar SML’de ve Camogli’de.

Santha Margharita Liguire (SML)

Rapallo’da mı konaklayalım SML’de mi diye sorarsanız SML derim. SML biraz daha pahalı olacaktır çünkü Portofino turistlerine ev sahipliği yapmaktadır; ayrıca çok sayıda plaja sahip olması sebebiyle İtalyanların da tatil beldesidir.


Rapallo’ya göre daha organize, temiz ve nezih bir kasabadır. Turistik olmanın getirdiği bir ince dokunulmuşluk vardır.

Plajlar için önden bir araştırma yapmanızda fayda var. Hafta sonları yoğun olduğunu söylemeliyim. Plajlarda şemsiye ve şezlong için kişi başı 20-30 euro arasında ücret ödersiniz; sadece öğleden sonra için giderseniz (saat 14 sonrası) bu ücret 15 euro civarına düşer. Deniz inanılmaz güzel değildir; her zaman söylediğim gibi bizim Ege ve Akdeniz kıyıları deniz açısından muhteşemdir. Ama arzumuz salt bir deniz tatili değil hem keşif hem de deniz tatili olduğu için bize ortalama bir deniz de yeterliydi. İtalyan Rivierası da ortalama bir denizdir. Gündüzünde denize girdiğiniz, akşamında kasabalarını keşfettiğiniz, farklı yemek tadları deneyeceğiniz bir tatil için İtalya denizi de iş görüyor.  Ama yine de hiçbir şekilde buralara Ağustos ayında gitmemekte fayda var. Ağustos ayı İtalyanların tatil ayı.

SML’de kordon boyunda ve arka sokaklarında yapacağınız yürüyüşler, marina bölgesi cafelerinde yapacağınız keyifler size SML’i fazlasıyla sevdirecektir.

SML beachlerinde keyif yaptıktan sonra akşama doğru Portofino’ya gidip akşam yemeğini de Portofino’da yerseniz işte “la dolce vita” kıvamına gelirsiniz. Sanırım böyle bir günün değeri de reklam diliyle “priceless” olur.

Portofino

I found my love in Portofino. Çoğumuz Portofino’yu ilk bu şarkı ile duyduk desek yanlış demiş olmayız herhalde. Bir şarkı sayesinde dünyaca tanınan bir yer olmak her yere nasip olmaz. Biz de dilimizde bu şarkıyla Portofino’ya gittik.

Portofino küçük bir koyda yer alan, kendi marinası da olan küçük bir kasaba. Bir film sahnesini andıran dekoruyla, pastel tonlarda boyalı evleriyle, şık restoranları ile size istediğiniz keyfi fazlasıyla verecektir.


Akşam çok geç saatlerde gitmemenizde fayda var, güneşi de yakalamak istiyorsanız saat 17 sularında Portfofino’da olmak ve akşamı orada geçirmek iyidir. Güneş dağların arkasına erken saatte gizleniyor.  

Portofino ile ilgili yapabileceğiniz en muhteşem şeylerden biri de Portfofino’da bir konseri yakalamanız olur. Tatil planları yaparken, epey önceden müzik etkinliklerine bi bakmakta fayda var. Andrea Bocelli’nin Portofino konseri çok meşhurdur.

Camogli

Camogli’yi çok sevdik. Kendi halinde core bir İtalyan sahil kasabası; turistten çok yerel halkın olduğu bir belde. Bölgede SML ve Portofino popüler olduğu için Camogli’nin adı duyulmaz. Lüks değildir, kendi halindedir. Denizi güzeldir ama dalgalıdır.


Rapallo’da konaklamanın avantajı bir gün SML, Portofino tarafına gitmişken başka bir gün de Camogli’ye gidebilmektir. Camogli’de Portofino şıklığı beklemeyin; Portofino’da yerdeki taşlar dahi bir formülasyona göre dizilmişken Camogli’de hayatın normalliği vardır!

Camogli’de konaklamak isterdik, aklımızda kaldı. Araçla gidecekler için Rapallo’da değil Camogli’de konaklamalarını öneririm. Ama söylemekte fayda var: kendi halinde bir kasaba, akşamları iyice sessizliğe bürünebilir, turistik değildir.

La Spezia

SML, Portofino ve Camogli için konakladığımız Rapallo’dan Cinque Terre, Lerici, Porto Venere için La Spezia’ya geçtik. Rapallo ile La Spezia arası trenle yaklaşık 1 saattir.

La Spezia şehrini seçmemizin sebebi Cinque Terre, Porto Venere, Lerici gibi birbirine tamamen zıt yönlerde olan lokasyonların tam kesişim yerinde olmasıydı. Şehrin kendisi çok çirkin, bir akşam gezmesi dahi burası için fazla diyebilirim. Güzel bir körfezin nasıl hiç edileceğinin çok canlı bir kanıtı, ama biliyorum bizde de bu kanıtlardan çok var, İzmit, İzmir Körfezleri ne güne duruyor diyeceksiniz. La Spezia da tam olarak İzmit’in karşılığı. Endüstriyel bir şehir ve deniz kıyısında yürüme veya denize girme şansınız yok.

La Spezia’da tren istasyonuna yakın bir yerde konaklamanızda fayda var. Cinque Terre köyleri için tren istasyonuna sık gidip geleceksiniz. Biz gündüzleri Lerici plajlarına, akşama doğru da köylere gittiğimiz için otobüsle otele dönmemiz ve otelden trenle köylere gitmemiz için otelin konumunu stratejik olarak iyi ayarladık.

Cinque Terre

Bu tatile çıkmamızın esas sebebi Cinque Terre’yi görüp keşfetmekti; diğerleri gezimizi zenginleştirecek unsurlar olarak dahil oldu planlarımıza.

Cinque Terre İtalyanca 5 dünya/toprak anlamına geliyor; 5 köyden oluşan bir bölge ve UNESCO dünya mirası listesinde.

Denizin hemen dibinden başlayan yamaçlarıyla insanlara pek de kolay yaşam alanları sunmayan bir bölge Cinque Terre. Bulabildikleri küçük koy ve vadilerde yerleşmişler, dik yamaçları da taraça haline getirerek üzüm yetiştiriciliği, şarapçılık yapmışlar. Kaç yüzyılda bu coğrafya bu halini almış bilmiyorum ama bildiğimiz insanının, doğasının kendisine sunduğu zorlu koşullara karşı onu düşmanı bellemediği, doğa ile uyum içinde yaşadığı. Doğa ile yaşam dengesi hiç bozulmamış, örneğin köyleri birbirine bağlayalım diye sahilden bir “yeşil yol” yapmaya girişilmemiş. İtalyanlar biz Türklerden daha fakir ve daha kıt akıllı değil, ama yapmamışlar.  Bazen düşünüyorum, muhtarından bakanına bu milleti ara ara otobüslere doldurup Avrupa’daki bu tür doğal parklara/kentlere götürsek, sonra yine geri getirsek acaba bir şey değişir mi? 


İnsanoğlunun hem bu zorlu coğrafyada geçmişten bugüne verdiği mücadeleye hem de doğaya gösterdiği saygıya saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz.

Coğrafyanın kendisinin sunduğu güzelliklere insanoğlu evlerini pastel, turuncu, sarı, kızıl renklere boyayarak katkıda bulunmuş. Günün değişik saatlerinde ışığa göre köylerin atmosferi değişiyor. Biz akşam gün batımlarında köyleri ziyaret ettiğimiz için renklerin en yumuşak hallerinde köyleri zihnimize kazıdık.

Köyler halen insanların normal hayatını sürdüğü yaşam yerleri, Portofino gibi herşeyin mükemmelleştirildiği bir sahne dekoru değil, daha canlı, daha insansı; evin önüne çekilmiş bir sandal da görebilirsiniz, boyaya ihtiyacı olan bir bina da.


Gündüzleri inanılmaz turist yığınlarıyla dolu olduğu için saat 17’den 18’den sonra gitmek daha keyifli olabilir; bir günümüzde gündüzünü tecrübe ettikten sonra ertesinde akşama doğru gitmeye karar verdik. Gündüzleri Lerici plajlarına akşama doğruysa Cinque Terre’deydik. Cinqu Terre köylerinde de kayalıklardan deniz girmek isterseniz kimse size dur demez. Yanınızda mayonuz bulunsun.

Yeme içme bakımında Cinqu Terre’de önemli bir keşfimiz, akılda kalır bir restoran olmadı. Yeme içme için çok yormayın kendinizi, bulduğunuz, gördüğünüz yerde oturun.  Bana göre en güzel keyfi marketten alacağınız Cinque Terre şarabı ve peynirle Manorola’da tepedeki yamaçlıkta yapacağınız akşam ziyafetinden alabilirsinizJ Cinque Terre’nin beyaz şarabı makbuldür.


5 köyü birbirine bağlayan patika yollardan yürümedik maalesef. Her bir akşam La Spezia’dan farklı bir köye gittik. Corniglia’ya gitmedik. Patika parkurlardan yürümek aklımda kalan bir eksiklik oldu. Bunu ihmal etmeyinJ

Köyler hakkında kısaca bilgi verirsek Monteresso en geniş ve kalabalık köy. Plajları da var ama çok çok kalabalık. Bu köyde konaklama imkanları daha fazla olabilir. Vernazza, Manorola tam seyirlik. Manarola’da akşam gün batımını tepeye çıkıp Manarola manzarasıyla izlemeyi ihmal etmemek lazım.

Lerici, San Terenzo

Lerici İtalyanların tercih ettiği yazlık bir sahil kasabasıdır. Yabancı turist çok değildir. Plajlar bakımından zengindir ama dediğim gibi muhteşem bir deniz aramayın. Turistik tarihi mekanlar yoktur. Tipik italyan mimarisinin hakim olduğu yapılar, güzel restoranlar ve yerel halkla birlikte kaynaşacağınız akşamlar size Lerici’ye ilişkin güzel hatıralar bırakacaktır. San Terenzo ile Lerici arası birkaç kilometredir, birbirine bitişiktir. Denize San Terenzo’da da girebilirsiniz.



Aperol Spiritz Kuzey İtalya kokteylidir ama bu bölgenin de esas içeceğidir. İtalya Liguria’sında aperol spiritz pastel tonajları daha bir pastel yapacaktırJ

Porto Venere

La Spezia’ya vardığımız günün akşamına doğruca Porto Venere’ye yol aldık. Porto Venere bizi 12’den vurdu. Küçük bir kıyı kasabası. Manzarası, küçük dar sokakları muhteşem. Keşke gündüzünde gelseydik ve kayalıklarından denize de girseydik dedik.Burada konaklama da yapılabilir.  Tüm yapılarda Cenova bayrakları asılıdır. Gün batımında da çok güzel bir seyirlik sunar.


Şairler Körfezi’nin bir ucunda Porto Venere, diğer ucunda ise Lerici vardır. İkisi arasında botla ulaşım da mevcuttur. Tabii ikisi arasındaki 7,5 km mesafeyi Lord Byron gibi yüzerek de geçebilirsiniz. Lord Byron’ın temel motivi San Terenzo’daki sevgilisi Shelley’i görmekti. İronik olarak ne acıdır ki, Shelley de Şairler Körfezi’nde bindiği teknenin batmasıyla bü dünyayı terk-i diyar etmiştir.

http://www.insanokur.org/kati-olan-her-sey-buharlasiyor-modernite-deneyimi-marshall-berman/

1 yorum:

Gezgin Kız - Traveler Lady dedi ki...

Ama neden corniglia'ya gitmediniiiiz :( Oysa en güzel köydü corniglia :( Biz de la spezia'da konaklamıştık, beş gün monterossoda denize girmiştik, bir günse portovenerede :) yaa özledim o günleri